Nedir Bul

ne nedir, nerdedir, bilim, tarih, edebiyat, çoğrafya, dünya tarihi, şehirler..

Yalancı Tavukgöğsü Tarifi

Yalancı Tavukgöğsü Tarifi

Malzemeler

  • 1/2 paket margarin
  • 1 kg süt
  • 2.5 kahve fincanı toz şeker
  • 2 kahve fincanı un

Yalancı Tavukgöğsü Hazırlanışı
Margarin eritip, un için de hafif çe kavurun. Başka bir kapta sütle şekeri kanştıp, kavrulmuş unun üzerine dökün. Muhallebi kıvamına gelinceye de k kanştırarak pişirin. Ateşten aldıktan sonra mikserde yirmi da kika kadar çırpın. Tabağa boşaltıp üzerine bolca tarçın serpin ve bu zdolabında soğutup servis yapın.

Mastürbasyondan Kurtulmanin Yollari

Mastürbasyondan Kurtulmanin Yollari

A) Ergenlik Çağına Girince Evlenmek:

Rüsvay edici bu adetten kurtulmanın en kestirme yol u bu dur. Aynı zamanda bu en tabii bir yol ve çaredir.

B) Nafile Oruç Tutmak:

Ortada ergenlik çağına girince ev lenmeye en gel bir takım sebepler sözkonusu olduğunda, İslam, ev lenme imkanı bu lamayanlara nafile oruç tutmalarını tavsiye eder. Çünkü oruç, şehvetin galeyanını durdurur, isteği az altır, cinsel duygunun hiddetini kırar; aynı zamanda kendi nin ilahi murakabe (kontrol) altı nda bu lunduğunu hem ilham, hem takviye eder. Allah’tan saygı ile korkmayı hatırlatır. Böylesine güzel irşad Resülüllah (a.s.) Efendimizin hadislerinde yer almıştır:

“Ey gençler topluluğu! Sizden kim ev lenmeye güç getirip imkan bu labiliyorsa ev lensin; çünkü ev lenmek gözü haramdan sakınmaya, yummaya daha uygun, namus ve iffeti korumaya daha elverişlidir. Kim de ev lenmeye güç getiremiyor, imkan bu lamıyorsa, kendi sine oruç tutmak gerekir; çünkü oruç, şehveti kesicidir.”

C) Cinsel Duyguyu Tahrik Eden Yayınlardan ve Sokaklardan Kaçınmak, Uzaklaşmak:

İçinde yaşadığımız toplum ve çağda bir sürü bozuk, kirli ve gayr-i ahlaki basın ve yayınlarla gençliğin ruhu de jenere edilmektedir. Hiç şüphe yok ki, genç kimse, bu fitne saçan rezilliklerin peşine takılınca, de rin bir bataklığa saplanıp kendi ni,kaybetmekte, yol unu şaşırmaktadır. Ahlakı de ğişmekte, doğru yol undan sapmakta, acemi ya da yabani hayvan gibi ne yaptığını, ne reye da ldığını bilmez hale gelmektedir.

Artık bu durumda terbiyecilere, eğitimcilere düşen göre v, öğüt ve sık ı birve çalışma de vresine girmek, uyarı ve sakındırıcı yol lara başvurmaktır. Bu yalnız terbiyecilere vacib de ğil, aynı zamanda terbiye etme hakkını yüklenen, bu sorumluluğu duyan her kese vacibtir. Sık sık gençlerin kulağına: “Yarıçıplak kadınlara, kırıtarak gezen kadınlara, etini teşhir’ edenlere bakmak; fotoromanlar okumak, şehveti tahrik edip iç duyguları harekete geçiren cinsel konulu kitapları okumak, yine insan ı şehvet alemine götüren, duyguları bu doğrultuya çekip kamçılayan çalgıları, nağmeleri dinlemek, kafayı ciddi konulardan alıp havai şeyler peşine takmayı son uçlandırır, diye fısıldamaları gerekmektedir.

Çünkü bu tür yayınlar ahlakı bozmakta, anlayışı zayıflatmakta, hafızayı kısırlaştırmakta, cinsel duyguları harekete geçirmekte ve kişiliği kaybettirmektedir.

D) Boş Vakitleri Yararlı Şeylerle Doldurup Değerlendirmek:

Terbiyeciler ve eğitimciler, çocuk boş kalıp bir işle meşgul olmadığı zaman kötü -yıkıcı düşüncelere, gerçek leşmesi zor hayallere da lar; cinsel konular üzerinde kafa yorup düşler kurar. Bu durumda eğer ergenlik çağına girmişse, ister istemez şehveti harekete geçer. İşte bu sırada başka tatmin olacak bir şey bu lamayınca, masturbasyona tevessül edecek, bu kötü adeti de vam ettirmeye yönelecektir. Çünkü ancak böylece şehvetin az gınlığını teskin edebilir.

O halde bu gibi hayal ve düşüncelere da lmasını ön lemek için ne yapmak , nasıl bir çare bu lmak lazımdır? Çare Şu Olabilir:

Önce ergen olan çocuğa vaktini nasıl de ğerlendirebileceğini öğretmemiz, boş vakitlerini ne ile doldurup yararlı duruma getirmesi gerektiğini anlatmamız gerekmektedir. [Devamını Okuyun...]

Terapisiz ilaç intiharı tetikliyor

Terapisiz ilaç intiharı tetikliyor

Her can sık ıntısı, de presyona girme şeklinde yorumlanmamalı. Depresyon teşhisini mutlaka bir uzman hekim koymalı ve kullanılacak ilacı yine bir hekim belirlemeli.

Psikolojik terapi de steği olmadan sadece ilaç kullanmak her zaman çözüm olmuyor. Psikolojik rahatsızlıklardan dolayı kullanılan antidepresan ilaçlar, intihar riskini tetikleyebiliyor. Uzmanlara göre , riskin yüksek olduğu psikolojik rahatsızlıklarda sadece ilaçla tedavi yeterli olmuyor, hastaların mutlaka bir kliniğe yatırılarak psikolojik de stek ve rilmesi gerekiyor.

Psikiyatri uzmanı Dr. Evrim Erbek, “Bu hastalarda kullanılan antidepresan ilaçlar kişiyi sadece fiziksel iyi lik haline ulaştırıyor. Bu na ruhsal durum eşlik edemiyor. Bu zıtlık, intihar teşebbüslerinin ön ünü açıyor.” şeklinde konuştu. Bu nunla bir likte yeşil ve kırmızı reçeteli ilaçların çoğu nun eczanelerden alınabildiğine dikkat çeken Erbek, ilaçların bilinçsizce kullanılmasının riskli olduğunu söylüyor.

Erbek, “Hatta gördüğü tedaviden memnun kalan bazı kişiler, çevresindekilere kendi si için uygun görülen ilacı bilinçsizce ön erebilmektedir.” diyor. İntihar etme riskinin yüksek olduğu psikolojik rahatsızlıkların başında, alkol bağımlılığı, ailede ağır de presyon ve intihar öyküsü, daha önce intihar girişiminde bu lunmuş olma ve insan ın duygu ve mizacının dışa vuran efektif bir hastalık olan major de presyon geliyor. İntihar düşüncesi olan hastaların antidepresan ilacın etkisinin başladığı ilk haftalarda fiziksel iyi lik haline ulaştığını aktaran Erbek; “Fakat ruhsal durum, bu fiziksel iyi lik haline eşlik edemiyor. Bu da daha önce uygulama gücü bu lamayan intihar düşüncesini eyleme geçirebilmesinin yol unu açıyor.” uyarısında bu lunuyor. Bu rahatsızlıklara yakalanan kişilerin ve yakınlarının mutlaka bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erbek, “Hastanın tedavisi mutlaka psikiyatri kliniğinde de vam ettirilmelidir.” diyor.

Bu konuda dikkat çekilen bir diğer konu da psikolojik rahatsızlıklar karşısında kullanılan antidepresan ilaçların kontrolsüz ve doktor gözetimi dışında kullanılması. Erbek, her can sık ıntısını de presyona girmek şeklinde yorumlamanın ve antidepresanları uzman ön erisi olmadan kontrolsüz kullanmanın zararlı olduğuna dikkat çekiyor.

İlaçların yan etkileri çok fazla! Öte yandan kullanılan ilaçların yan etkileri de kendi ni gösteriyor. Bu gruptaki ilaçların çoğu uyku hali, sersemlik, sinirlilik, yorgunluk ve unutkanlık yapabiliyor. İlaca başlandığı ilk haftalarda ilaca bağlı uyku-iştah bozuklukları, bu lantı, huzursuzluk, çarpıntı, baş ağrısı, ağız kuruması, kabızlık, görme bozuklukları, sersemlik hissi, idrar yapma zorluğu, cinsel sorunlar gibi yan etkiler ortaya çıkıyor.

Psikiyatrik ilaçlar içerisinde bağımlılık potansiyeli olan tek ilaç grubunun kaygı giderici ilaçlar olduğunu anlatan Erbek, “Bu ne denle ilaçlar doktor kontrolünde ve yeşil reçete ile ve riliyor.” diyor. Antidepresanlar hemen etki ediyor mu? Antidepresan ilaçların istenen etkisi en az 2-3 hafta sonra başlıyor. Bu yüzden ilaçların düzenli olarak her gün kullanılması, keyfi olarak başlanıp kesilmemesi gerekiyor. Kendimi iyi hissediyorum ilacı kesebilir miyim? Hastalığın tek rar etmemesi için iyi lik hali sağlandıktan sonra da ilaç tedavisi doktorun uygun gördüğü bir süre daha de vam ettirilmeli ve yine doktor kontrolünde kesilmeli.

Yeni ilaçlar daha az uyku ve sersemlik yapıyor Günümüzde hastanın psikiyatrik durumu göz ön ünde bu lundurularak, hem yeni hem de eski kuşak ilaçlar tedavilerde kullanılabiliyor. Bütün ilaçlar gibi psikiyatrik ilaçların da yan etkileri bu lunduğundan bahseden psikiyatri uzmanı Dr. Evrim Erbek, son 50 yılda yapılan çalışmaların, etkinliği yüksek, yan etkileri daha az olan ve hastanın sosyal aktivitesini olumsuz yönde en az etkileyecek ilaçlar üretmek üzerine odaklandığını belirtti.

Erbek’e göre , son 15 yılın en büyük tıbbi gelişmelerinden bir i, uyku ve sersemlik yapmayan ve daha az istemsiz kas kasılmaları ve hareket bozukluklarına ne den olan psikiyatrik ilaç çeşitlerinin artması oldu.

Zaman

Hamilelikte uyku ve uykusuzluk

Hamilelikte uyku ve uykusuzluk…

Hamilelerin en ön emli ihtiyaçlarından bir i uyku. Deliksiz bir uyku için ön eriler…

Hamilelikte rahat ve sağlıklı bir uyku çok ön emli… Hamilelikte yaşanan uyku problemleri ise anne adaylarının en büyük sık ıntılarından bir i.

Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Alper Mumcu, hamilelerde uykusuzluğun ne denlerini ve rahat bir uyku uyumak için ne ye dikkat etmemiz gerektiğini anlatıyor…

Gebeliğin ilk haftalarında anne olma düşüncesi ve heyecanı kadınların çoğu nda uykusuzluğa yol açar. Aradan bir miktar zaman geçtikten sonra ise uyku hamile kadın için vazgeçilmez bir istek haline dönüşür. Sabah akşam sürekli uyuma isteği var dır. Hele gebelik bu lantı ve kusmaları varsa , uyku esnasında bu şikayetler çok belirgin olmadığından kişi sürekli uyumak ister. İlk 6 ay bu şekilde gelip geçer.

Vücudunuz sürekli gelişmekte olan bebeğinizi de steklediğinden yorgun düşmektedir. Bebeğinizi tüm hamileliğiniz boyunca de stekleyecek olan plasentası gelişmektedir ve bu sırada vücudunuz her zamankinden daha fazla çalıştığı için dinlenmeye daha çok gereksinim duymaktadır. Hamilelik ile rledikçe bu kez uyku problemleri baş göstermeye başlayabilir. Çoğu zaman de rin ve dinlendirici bir uykuya hasret olduğunuzu hissedebilirsiniz.

Hamileyken uykuya da lmak ne den zor olur?
Bu nun pek çok ne deni var dır. Ancak ilk ve en ön emli ne den bebeğin büyümesidir. Bebek ve rahim büyüdükçe rahat bir uyku pozisyonu bu lmakta zorlanılır. Öte yandan vücut kitlesi arttıkça uyurken pozisyon de ğiştirmek güçleşir. Bu durum da doğal olarak ve rimli uykuyu en geller. Bu nun yanı sıra hamilelikte normalde görülen bazı de ğişiklikler de uykuyu bölerek ya da uyku düzenini de ğiştirerek uyku problemlerine ne den olabilir.

Hamilelikte en rahat uyku pozisyonu hangisidir?
Hamileliğin erken dönemlerinde yana dönerek uyuma alışkanlığını geliştirmek ile risi için yardımcı olabilir. Özelikle son dönemlerde dizleri vücuda çekerek yan dönüp yatmak oldukça rahat bir pozisyondur. Bu pozisyon ayrıca kirli kanı vücudun alt kısmından kalbe taşıyan büyük toplardamar üzerindeki baskıyı az altarak kalbe binen yükün de az almasına ne den olur.

Özellikle sol a dönük yatıldığında bu etki daha belirgin hale gelir. Öte yandan sol a dönüldüğünde rahim de sol a kayacağından karaciğer üzerindeki baskı da az alır ve daha rahat hissedilir.

Özellikle son dönemlerde sırtüstü yatar pozisyon çok rahatsızlık ve rici olduğundan zaten bu pozisyona kolay kolay geçilmez. Eğer farkında olmadan sırt üstü yatılırsa duyulacak rahatsızlık siz i uyandıracaktır.

Gebelik dönemi için özel olarak tasarlanmış yastıkları kullanmak rahat bir uyku uyumaya yardımcı olabilir. Bazı kadınlar yastığı karınlarının altı na ya da bacaklarının arasına koyduklarında çok rahat uyuduklarını belirtmekteler. Silindirik bir yastığı ya da kıvıracağınız bir pikeyi belinize yer leştirip yan yatarak da rahat bir pozisyon elde edebilirsiniz.

Hamilelik döneminde ve rimli bir uyku için ön eriler

  • Kola, kahve ve çay gibi kafeinli içecekleri dietinizden uzak tutmaya çalışın. Özellikle öğleden sonra ve akşam bu tür içecekleri tüketmemeye gayret gösterin.
  • Yatmadan 2-3 saat önce sıvı alımınız az altın. Ancak gün için de yeterli sıvı almaya özen gösterin. Benzer şekilde yatmadan önce ağır yemekler yemeyin. Bu lantınız varsa ve bu bu lantı siz i uykudan uyandırıyorsa yatmadan hemen önce kraker tür ü besinler yiyebilirsiniz.
  • Uyku saatlerinizi belirleyin. Yatağa alışkın olduğunuz saatten daha geç gitmeyin.
  • Düzenli olarak egzersiz yapın; ancak yatmaya yakın zamanlarda yapmayın.
  • Yastıkları her yer de kullanın. Nasıl ve ne rede rahatlık ve riyor ise yastıkları orda kullanın; ister dizlerinizin arasına, ister belinize, isterseniz de başınızın altı na koyun.
  • Yatağa gitmeden önce rahatlatacak bir şeyler yapın. Ilık bir duş ya da bir bardak süt içmek gibi
  • Geceleri bacak krampları ile uyanıyorsanız yatmadan önce iyice gerinin. Yeterli miktarda kalsiyum almaya dikkat edin. Doktorunuzla kalsiyum ilaçları alıp alamayacağınızı görüşün.

Eğer gece uyanırsanız ya da uykuya da lamaz ise niz kendi nizi zorlamayın. Kalkıp ev için de bir az dolaşın ya da kitap okumak gibi uykunuzu da ğıtmayacak bir şeyler yapın, müzik dinleyin, televizyon seyredin, internette dolaşın. Hoşunuza giden ve siz i rahatlatan bir şeyler yapın. Eğer mümkünse gün için de uyku açığınızı kapatmak için 30-60 da kikalık şekerlemeler yapın.

Uyku problemleri ve tedavileri

Uyku problemleri ve tedavileri

Uyku problemleri hafif e alınmamalı; mutlaka uzman doktora da nışılmalıdır.

Vücudumuzun en ön emli üç temel ihtiyacı beslenme, su ve uyku. Yememize ve içmemize gösterdiğimiz özeni uykumuza da göstermeliyiz. Nasıl ki beslenme sorunu yaşadığımızda beslenme uzmanına gideriz; aynı şekilde yaşadığımız bir uyku problemi varsa bu konuda uzman doktorlara mutlaka gözükmeliyiz.

Uyku, sağlığımızın her açısı için ön emli, bedenimizin kendi ni yenilediği, yaşamımızın kalitesini ciddi oranda etkileyen bir eylem. Uyku düzenimizdeki en ufak bir aksaklık ise tahmin edilemeyecek bir sürü soruna sebep olur. Konsantrasyon bozukluğundan kronik yorgunluğa, sinirlilikten tembelliğe, de presyondan trafik kazalarına kadar bir çok olumsuz son ucun altı ndan uyku bozuklukları çıkar. Bu ne denle erkenden teşhis edilmesi ve günümüzde iyice yaygınlaşan uyku tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.

Uyku problemi de yince akla ilk gelen uykusuzluk (insomni) olur. Halbuki aşırı uyuma (hipersomni), düzensiz uyuma (dissomni), uyurgezerlik, sürekli kabus görme, uykudan korkma, huzursuz bacak sen dromu, uykuda sol unum problemi (uyku apnesi), horlama; bu nların hepsi bir er uyku rahatsızlığıdır.

Araştırmalar insan yaşamının en az üçte bir inin uyuyarak geçtiğini gösteriyor. Sağlıklı bir yetişkin için ortalama ideal uyku saatinin ise 8 saat olduğu bilinir. Ama uzmanlar aynı zamanda ideal uyku süresinin kişiden kişiye de ğiştiğini, kimi insan ın 4 saatle yetinebileceği gibi , kimi insan ın da 8 saatten daha fazlasına ihtiyaç duyduğunu belirtirler.

İlk adım, uyku ortamınızı gözden geçirin
Eğer yukarıda saydığımız uyku problemlerinden bir ini yaşıyorsanız önce likle uyuduğunuz ortamı daha uygun hale getirmeyi de neyin. Nasıl mı?

  • Rahatlık uykuya geçişte en ön emli adımlardan bir idir. Bu ne denle önce likle kafanızdaki düşünceleri bir kenara bırakın ve güzel şeyler düşünün. Uyku önce si sıcak bir duş da iyi gelecektir. Tabi rahatlık de yince, konforlu bir yatak seçmeyi de ihmal etmeyin.
  • Uyuduğunuz ortam kesinlikle karanlık olmalı. Çünkü ışık, geceleri salgılanan ve vücudun biyolojik ritmini ayarlayan melatonin hormonunun üretimini en geller. Hatta uzmanlar yatak odanızda televizyon da bu lundurmamanız gerektiğiniz söylerler.
  • Odanın sıcaklığına dikkat edin. Uyuduğunuz ortam ne çok sıcak, ne da çok soğuk olsun.
  • Kendinizi uyumaya asla zorlamayın. Bu nu yaptıkça uykuya geçişiniz çok daha zor olacaktır.
  • Kafein, nikotin, alkol tüketimi sağlığımızın her yönünü olumsuz etkilediği gibi uykumuzu da en gelleyen faktörlerdendir. Bu ne denle üç düşmanı hayatınızdan çıkarın.

İkinci adım, uyku laboratuarları
Eğer yukarıda yazılanları yapmanıza rağmen uyku problemi yaşıyorsanız mutlaka uzman bir doktoru ziyaret etmeniz gerekecektir. Artık ülkemizde de iyice yaygınlaşan uyku laboratuarlarının web sitelerine girdiğinizde bazı test lerle karşılaşıyorsunuz. Yanıtladığınızda çıkan son uçlara göre test siz in uyku rahatsızlığı yaşayıp yaşamadığınızı gösteriyor. Uyku laboratuarlarında ise doktorlar ve uzmanlar gözetiminde diğer bir test e tabi tutuluyorsunuz. Bu da laboratuarların otel konforuna sahip odalarında en az bir gece geçirerek oluyor. Vücudunuza yapıştırılan elektrotlar yardımıyla uyku esnasındaki tüm aktiviteleriniz analiz ediliyor. Bu şekilde rahatsızlığınız tespit ediliyor ve bu na uygun bu lunan tedavi hemen uygulanmaya başlıyor.

Hardallı Tavuk


Malzemeler

4 Parça Tavuk Biftek
2 Tatlı Kaşığı Hardal
2 Diş Sarımsak
Pulbiber
Köri
Tuz
Sıvıyağ

Yemeğin Tarifi

İşe sosumuzu hazırlamakla başlayalım iki tatlı kaşığı hardal, tuz, pulbiber, köri, rende lenmiş sarımsak ve sıvıyağı iyice karıştırıp tavukları bu harca bu layın.Daha sonra kapalı bir şekilde bu zdolabında 2-3 saat bekletin. Beklettiğiniz tavukları ister ızgarada ister kısık ateşte yanmaz bir tavada önarka lı çevirerek pişirebilirsiniz.

93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı)

Son asır Türkiye tarihinin dönüm noktalarından bir ini teşkil eden ve Rumî 1293 tarihine rastladığından, tarihimize “Doksanüç Harbi” diye geçen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı.

Çarlık Rusyası; asırlık emellerini gerçek leştirmek için , Osmanlıları Avrupa’dan atmak, İstanbul’u ele geçirerek sıcak de nizlere inmek, Hıristiyanları ve özellikle Slavları korumak bahanesiyle Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmaktaydı. Bu husus, harbin en ön emli sebebini teşkil edecektir. Osmanlı ülkelerine saldırmayı millî bir hedef kabul eden Rusya, Kırım Hanlığını istilâ etmiş, Karadeniz’in kuzey ve doğu kıyılarını almış, Volga boylarındaki Türk ülkelerini istilâ ederek Türkistan’a ile rleyip kuzey kısımlarını elde etmişti. 1853 Kırım mağlûbiyeti, Rusların bu emellerini bir müddet için durdurmuştu. Ancak Rusya, büyük bir gayretle eski bir liğini sağlamış ve Kırım mağlûbiyetinin acısını çıkarmak için fırsat gözetmeye başlamıştı. Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğüne en çok taraftar olan Fransa’nın, 1870 yılında Prusya karşısında ağır bir mağlûbiyete uğraması, kuvvetler de ngesinin Osmanlılar aleyhine bozulmasına yol açmış ve Rusya beklediği fırsatı elde etmişti. Bu nu de ğerlendiren Rusya, Paris Antlaşması’nın, Karadeniz’de donanma ve tersane bu lundurulmaması hakkındaki maddelerini tanımadığını resmen ilan edip, bu teşebbüsünü Londra Konferansı’nda tescil ettirdi. Böylece Rusya, Karadeniz’de kuvvetli bir donanma meydana getirme imkânına sahip oldu.

Bu gelişmeden sonra Rusya, Panislavizm fikirlerini Balkanlarda yaymak için Moskova’da bir kongre topladı. Rus Panislavistleri, Bosna-Hersek ve Bu lgaristan Slavlarını ayaklandırmak için Balkanlarda yoğun propagandaya giriştiler. Ayrıca Romanya ve Karadağ’da bir er teşkilat kurdular. Rusya bu tür faaliyetlerinden başka, Osmanlı Devletine de baskı yapmak taydı. Sadrazam Mahmud Nedim Paşa, Bu lgarların, Fener Rum Kilisesi’nden ayrılarak millî bir kilise kurmalarını kabul etti. Böylece, Bu lgarların siyâsî bağımsızlıklarına yol açıldı.

Çok geçmeden, Panislavizm propagandası etkisini gösterdi. İlk olarak Bosna-Hersek eyaletindeki Hıristiyanlar ayaklandı. Daha bu isyan bastırılmadan yine Rus tahrikiyle Karadağlılar ve Sırplar da ayaklandılar. Osmanlı Devleti, bu iki isyanı bastırınca, bu nlar, Avrupa de vletlerinden yardım istediler. İşe karışan Rusya, Osmanlı Devletine Karadağ ve Sırbistan’la anlaşma yapması için ültimatom ve rdi. Bu nun üzerine muhtemel bir savaştan çekinen Avrupa de vletleri, Balkan meselesini görüşmek üzere İstanbul’da bir konferans tertip ettiler (23 Aralık 1876). Aynı gün Osmanlı Devleti, Konferansın çalışmalarına mâni olmak için Kânun-i Esâsî’yi ilan etti. Çalışmalarına de vam eden Tersane Konferansına, Osmanlı Devletinden başka İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Almanya ve İtalya katıldı. Yabancı de legeler, önce den hazırladıkları metni Osmanlı de legelerine sundular. Bu na göre , Osmanlı askeri, Karadağ ve Sırbistan’dan çekilecek, Bu lgaristan’da doğu ve batı Bu lgaristan adı ile iki ayrı eyalet kurulacak ve Bosna-Hersek’le bir likte bu iki eyalete muhtariyet ve rilecekti. Osmanlı Devletinin bu şartları kabul etmemesi üzerine konferans da ğıldı. Konferansa katılan İngiltere Başmurahhası Hindistan Nazırı Lord Salisbury, savaşı ön lemek hususunda çok gayret gösterdi. O, Midhat Paşa’nın aksine, bir savaş çıktığında İngiltere’nin, Osmanlı Devletine yardım etmeyeceği kanaatindeydi. Lord Salisbury, Sultan İkinci Abdülhamid’le de görüşerek durumun vahametini izah etti. Padişah, savaş istemiyordu, fakat, savaş isteyen de vlet adamlarının baskısı altı nda idi. Bu nların başında Sadrazam Midhat Paşa ve Harbiye Nazırı ve kili Müşir Redif Paşa geliyordu. Midhat Paşanın teşvikiyle, yüksek medrese talebesi sokaklara dökülüp, Padişahın penceresi altı na kadar giderek “Harb istiyoruz!” diye bağırdı.

Tersane Konferansında müspet bir ne tice alınamayınca, Londra’da bir konferans daha toplandı. Bu konferansta Bâbıâlî’ye, Tersane Konferansının kararlarından daha hafif ıslahat şartları tek lif edildi, ancak Osmanlı de vlet adamları, bu tek lifi de reddettiler. Londra protokolünün Osmanlılar tarafından reddedilmesinden sonra Çar, Karadağ’a sadece Nikşik kazası bırakılırsa savaşı ön leyebileceğini Bâbıâlî’ye bildirdi. Ancak, bu tek lif de sadrazam İbrahim Edhem Paşa tarafından reddedildi.

Avrupa de vletlerinin savaşa mâni olma teşebbüsleri başarısız kalınca, Rusya, 24 Nisan 1877’de Osmanlı Devletine savaş ilan eti. Sırbistan, Romanya ve Karadağ prenslikleri de Osmanlı Devletine isyan ederek Rusya’nın yanında yer aldılar. Yunanistan da düşmanca bir tavır takınınca, Osmanlı Devleti savaşta yalnız kaldı. [Devamını Okuyun...]

Hamilelikte cinsel yaşam

Hamilelikte cinsellik ne sık lıkla, ne zamana kadar yaşanabilir? Bebeğe zararı olur mu? Hepsinin yanıtları bu rada!

Hamilelikte cinsellikle ilgili soruların yanıtları hemen her anne adayının merak ettiği konudur. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kağan Kocatepe hamilelikte cinsel yaşamla ilgili tüm de tayları anlatıyor.

Cinsel yaşam kaçıncı aya kadar de vam edebilir?
“Bazı geciken doğumlarda doğumun başlaması için cinsel ilişkiye girilmesi bile ön erilir. Bu ne denle kısıtlayıcı olan şey hamileliğin kaçıncı ayı olduğu de ğil, sadece hamilelikte bir sorun olup olmadığıdır” diyor Kağan Kocatepe… Ama eğer düşük riski, erken doğum riski, kanama, en feksiyon gibi durumlar var ise hamilelerde cinselliği kısıtladıklarını belirtiyor.

Tabi unutulmaması gereken bazı ön emli de taylar da var . Örneğin pozisyon gibi … Pozisyon mutlaka bebeğe baskı olmayacak şekilde olmalıdır. Ayrıca erkeğin daha yumuşak da vranması gereklidir. Kağan Kocatepe, bu kurallara bağlı kalınarak hamilelikte cinsel yaşamın de vam ettirilebileceğini söylüyor.

Hangi sık lıkta cinsel ilişkiye girilebilir?
Bu rada sık lık, daha çok kadının ruhsal dünyası ile alakalıdır. Çünkü kadınlar hamile kaldıktan sonra ruhsal ve fiziksel bazı etkiler ne deniyle cinsel yaşamdan soğurlar. Özellikle ilk iki aylık ve son iki aylık dönemde bu nun daha sık görüldüğünü belirten Kağan Kocatepe, benzer biçimde erkeklerin de bebeğe zarar ve rme korkusuyla cinsel yaşamlarına ara ve rebildiklerini söylüyor.Hamilelikte cinsel yaşam

Bebeğe zararı olur mu?
Cinsel ilişkinin bebeğin gelişimine olumsuz bir etkisi yoktur. Çünkü, bebek rahim için de korunmuş durumdadır.

Rüyada gelin görmek

Rüyada gelin görmek da ima iyi ye yorumlanır. Gelin ne şe, huzur, güzel haber ve yaklaşan güzel günler demek tir. Gelin olduğunu göre n bekar ise ev lilik olacağına işarettir. Ancak gelinlik temiz ve güzel ise mutlu olunacak, yırtık yada kirliyse son u belirsiz bir ev lilik olarak yorumlanır.

Garip olaylar, hayatınızda olumlu ve ya olumsuz de ğişikliklere ne den olacak. Gelinlik giymek, ummadığınız bir yer den elinize para geçeceğinin işaretidir.

Kısmet, ne şe, huzur, müjde, yaklaşan güzel günlere işaret eder.

Rüyada gelin görmek da ima hayirla yorumlanir. Gelin kismet ve sans demek tir. Eger gelinin koluna giriyor ve onunla bir likte yürüyorsa, eline çok miktarda para ve mal geçecegine isarettir. Bir kizin kendi sinin, rüyada gelin oldugunu görmesi, yakinda büyük bir kismete kavusacagina, eger bir erkege dogru yürüyorsa, o kismetin çok yakinda eline geçecegine, bu rüyayi bir erkek görmüs ise yakinda ev lenecegine, eger ev li ise bir çocugu olacagina de lildir.

Rüyada gelin görmek da ima iyi ye yorumdur. Gelin kısmet, ne şe, huzur, müjde, yaklaşan güzel günler demek tir. Gelin olduğunu göre n bekar ise hemen ev lenir. Ancak gelinlik temiz ve güzel ise mutluluğa, yırtık yada kirliyse son u belli olmayan ev liliğe işarettir.

Rüyada gelin görmek da ima iyi ye yorumdur. Gelin kısmet, ne şe, huzur, müjde, yaklaşan güzel günler demek tir. Gelin olduğunu göre n bekar ise hemen ev lenir.

Rüyada gelinlik görmek

Gelinlik giydiğini göre n kişi bekar ise hemen ev lenir. Gelinlik temiz ise mutlu bir ev liliğe kirli ise kötü bir ev liliğe yorumlanır. Gelinlik siyah ise ev liliğinizde karşınıza çıkacak sorunlara işarettir.